BEYİN



( The Kiss -Gustav Klimt)
Uyandım defalarca, koşabilseydim giderdim-gittim ve bu sayısız-. Sonsuz bi boşlukta dönüyor ruhum, korkmuyorum artık kaybolmaktan. İnsan alışınca kendine, başkasından korkuyor aslında, düzenim bozulur diye. Giderken yazmadım bile Ankara diye. Öyle sevmemişiz ki birbirimizi. Kustu Ankara beni. Göz kapakların kapandığında damarların sardığında görmeye başlıyorsun fazlasını. Tenin sıcacık, taze ama ürküyorsun. 

                                                                                                                                                                                                                                                                  (La Casa Azul)

 Gerçekten kalıyor mu sırların oralarda. Hatırlıyorum. Kaçmak kurtulmak inan bana. Dokunduğunu hissediyorum her gece aynı saatte, ensemden kasıklarıma kadar nefesini veriyorsun. Öyle bensiz oluyorum ki o zaman, kendimi unutturuyorsun. Teşekkür etmiyorum. Bana verdiğin hiçbir şeyi saklamıyorum artık, artık rüyalarımda bile sevişmiyorum seninle. Parmak uçlarındayım.

 

 Düşündüğün zaman düşünemediğin oldu mu ? Saygı duymak, susmak, izin vermek ve anlamak fazlasıyla ağır geliyor artık. Kimsenin kimseye tahammülü yok. Şikayet de etmiyorum bunu söylemiştim sanırım. Bedenimle senkronize olamıyorum, bazen yanıyorum ama buz. Bir olamadım ya ondandır, hala nefesimin tek olduğuna inanıyorum. Ne beklerim ne bekletirim öylece nefes al. Sahi kaç kere aldığın nefesin burnundan boğazına indiğini hissettin ? Söyleyim hiç. Farkında değilsin tam olduğunun, tutturmuşsun eksiğim diye. Sen hiç eksilmedin ki. Kendini doğururken kendine nefes verdin sen. O gözlerine kaç deniz sığdırdın,  ben biliyorum.  

 

-Alaz

Yorumlar

Popüler Yayınlar